Amsterdam’ın birbirinden renkli ve çılgın Drag Queen’leri

Amsterdam renkli kültüründe yetişen yeni nesil drag queen'ler, eski jenerasyonun yarattığı "süper feminenlik" algısını yıkmaya kararlı. İşte Amsterdam'ın yeni nesil drag queen'leri!

Eklenme Tarihi: 13 Eylül 2019

“Drag” kelimesini duyduğunuzda aklınıza payetli elbiseler, büyük peruklar, abartılı makyajlar ve süper feminen görüntüler geliyor olabilir. Ancak bu algınız birazdan yıkılacak, hazır olun! Amsterdam’ın renkli gece hayatını bilmeyeniniz yoktur. İşte o çok çeşitli kültürde yetişen yeni nesil drag queen’ler, eski jenerasyonun yarattığı “süper feminenlik” algısını yıkmaya kararlı. Yüz piercinglerine, şeytani karakterlere ve distopik yaratıklara hazır olun. İşte Listlelist'ten Hazal Tekcan'ın derlediği Amsterdam’ın birbirinden çılgın yeni nesil drag queen’leri!

Madame Madness (22)

“İki buçuk yıl önce ilk kez bir ‘drag’ olarak tanıtıldım. Salem Reed’in performansını izlediğimde yapmak istediğim şeyin bu olduğunu düşündüm. Drag dünyasına ilk adımlarını kendi estetik algını keşfederek atıyorsun. Çevrene bakıp sana ilham veren şeyi bulmaya çalışıyorsun.”

“Şu anki görünüşümü tanımlamam gerekseydi, ‘cinsiyetleri reddeden, kulübe gitmeyi seven, uzaylı, fantastik ve sakallı bir kadın’ derdim. İnsanların bizi gerçekten ‘kadın’ ya da ‘erkek’ yapan şeyleri düşünmelerini istiyorum…”

“Benim karakterim eski jenerasyon drag’lara göre biraz daha farklı. Onlar çok daha feminen bir görüntüye odaklanmış durumdaydı. Kabarık saçlı divalar, payetli elbiseler, abartılı makyajlar… Artık drag dünyası sadece eğlenceden ibaret değil. Cinsel kimliğinizi açıklamanın da bir yolu. İnsanların bizi rol model olarak gördüğünü fark ettim, kendilerini bulmalarında onlara yardımcı oluyoruz.”

“Amsterdam’daki sahneler çok çeşitli. Güzellik yarışması kızları, bizim gibi kulüp çocukları, dans eden divalar, drag kralları, sanatsal ruhlar… Siz istediğiniz gibi adlandırın, bizde hepsi var!”

Darcvalac (22)

“Drag dünyasını 3 yıl önce bir LGBT festivalinde keşfettim. Gördüğüm şeylerden etkilenince bu yaşam tarzını denemeye karar verdim. İşte Darcvalac böyle doğdu! Bu karaktere bir alter ego demek yerine bir tür ‘takma isim’ demeyi tercih ederim.”