Game of Thrones’a katılan Alper Atak Medyafaresi.com'a konuştu: Senin ülkende tiyatro yok dediler

Eylül Kübra Uzun / Medyafaresi.com Özel Röportaj: Game of Thrones’un sinema versiyonu için HBO ile sözleşme imzalayan Alper Atak Medyafaresi.com yazarı Eylül Kübra Uzun'un sorularını yanıtladı.

Eklenme Tarihi: 23 Temmuz 2019

Eylül Kübra Uzun / Medyafaresi.com Özel Röportaj:

8. sezonu ile geçtiğimiz aylarda final yapan ve bu yıl 71.si gerçekleşecek Emmy Ödüllerine 32 adaylıkla damgasını vuran Game of Thrones’un sinema versiyonu için HBO ile sözleşme imzalayan Alper Atak 1972 Adana doğumlu…

İlk, orta ve liseyi İstanbul’da bitirdikten sonra Çukurova Üniversitesi’nde Makine Mühendisliği bölümünden mezun olmuş… Tiyatroya olan aşkı ve ilgisinden dolayı üniversitede tiyatro grubu kurup ilk sahne deneyimini yaşamış. Ve başlayış o başlayış… Adana’da Şehir Tiyatrosu’nda başlayan serüvenini 40 yaşından sonra radikal bir karar alarak İstanbul’a taşımış. İstanbul’da Genel Sanat Yönetmeni olarak faaliyetlerini halen sürdürdüğü kendi tiyatrosu Tiyatro Öykü adı altında özel bir tiyatro kurmuş. 40 yaşında aldığı bu karar ilgimi çekince ben de hemen ilk sorumu sordum.

BU BİR YOLCULUK, UCUNDA BİR VARIŞ NOKTASI YOK!

Hayallerine ulaşmak adına İstanbul’a gelmek dersem ne dersin?
Ceketimi aldım, çıktım, geldim. 40 yaşından sonra kimileri için delice, kimileri için aptalca gelen -ki bu konuda çok eleştirildim- bir karar verdim. Bugün yaşadıklarıma bakınca en doğrusunu yaptığımı düşünüyorum. Mutluyum, sevdiğim işi yapıyorum, istediğim hayalin peşinden koşuyorum. Bu bir yolculuk, ucunda bir varış noktası yok. Hayatımı bu yolculuğa adadım, nereye götürürse götürsün gidiyorum.

Çok cesur bir karar değil mi?

Bir hayalin varsa, gerçekleşmesine inandığın bir tutkun varsa artık hiçbir şey senin için zor olmuyor, her şeyle başa çıkmayı öğreniyorsun. Çünkü benim bir oğlum var ve Yiğit’e küçüklüğünden beri hep diyordum ki “Oğlum hayallerinin peşinden git, hayattaki tek gerçeğin hayallerin olsun, hiçbir şey seni hayallerinden geri koymasın, bunun için mücadele et”… Hep hayallerinizin peşinden gidin, tek gerçeğiniz düşleriniz olsun diyen ben, sonra bir gün kendi adıma bu konuda bir şey yapmadığımı fark ettim.

İşte o gün karar verdim ve İstanbul’a geldim, bu cesurluksa kabul… Sonraki adımımda uluslar arası bir oyuncu olabilmek için neler yapmalıyım diye araştırmalar yaptım ve Amerika’da San Francisco State Üniversitesi’nde ileri oyunculuk programı için başvuru yaptım. O başvuru sonrasında başta yabancı dil olmak üzere birkaç yeterlilik testinden geçtim ve programa kabul edildim.

Eğitim ne kadar sürdü?

Eğitim 8 ay sürdü, evrensel ve kolektif bilinç gelişimi yönünde oldukça faydalı geçti diyebilirim.

SENİN ÜLKENDE TİYATRO YOK DEDİLER!

Eğitim almaya gelenlere neden buraya eğitim almaya geldiniz diye sormadılar mı?

Sordular tabii… Daha gittiğimiz ilk gün sordular. Ben de bu eğitimin döndüğümde benim orada daha iyi işler yapmama yarayacağını, belki eğitim vereceğimi söyledim. “Eğer bu işi Amerika’da yapmayacaksan burada teknik öğrenmenin ne gereği var? Sen burada öğrendiklerinden sonra geri döndüğünde mutsuz olacaksın, çünkü senin ülkende tiyatro yok!” dediler. Ben de benim ülkemde tiyatro olduğunu söyledim. Tiyatro izleyicisinin olmadığı bir ülkede, tiyatrodan bahsedilemez dediler. Durdum, düşündüm ve hak verdim. Gerçekten de yeterli derecede tiyatro izleyicisi olmadığı için Türkiye’de tiyatro sanatı çok istediğimiz yerde değil…

Seninle Alamut isimli oyunda birlikte sahne almış bir tiyatrocu olarak ben de aynı fikirdeyim. Ayrıca oğlunun da konservatuarda tiyatro okuduğunu biliyorum. Kendi hayallerinin peşinden koşarken oğluna nasıl yardımcı oluyordun?

Aslında ona olan yardımım doğduğu gün başladı, çünkü doğduğu günden beri sanatın içerisinde büyüdü. Sınava psikolojik ve alt yapı olarak hazırdı, sadece işin teknik kısmını halletmemiz gerekiyordu. Teknik kısmında da aldığı eğitimlerden dolayı birlikte yaptığımız çok kısa bir çalışma ile sınava hazırlanmış oldu. Şu an Mimar Sinan Üniversitesi Tiyatro bölümünde okuyor.
Yurtdışı projelerinde oynayan birçok oyuncumuz var ama bunun büyük ses getirmesi; bu kadar büyük bir yapım şirketinin fenomen dizisi Game Of Thrones olması değil mi sence?
Daha ben yer almadım, oynamadım. Girişimde bulunan seçilmiş bir oyuncuyum sadece…

O zaman seçilme sürecine gelelim. HBO ile görüşmeye gittin. Sana nasıl ulaştılar?

Bize eğitim veren hocamız bana “Sen İtalyan, İspanyol, Akdeniz ya da Ortadoğu projelerine çok uygun bir adamsın, aksanın da Akdeniz aksanı olduğu için yeteneklerini burada kullanabilirsin” dedi. Sonuçta kendi ülkemde bu işin zorluklarıyla baş edemezken, dünyanın bir ucunda ve Amerika gibi bir yerde nasıl baş edebileceğimi sordum. Bana Amerika’nın bu anlamda bir fırsatlar ülkesi olduğunu, yardımcı olabileceğini ve ondan haber beklememi söyledi. O zaman fark etmemiştim ama HBO’ya gidiş yolumun ilk adımı bu olmuş.