Gelmiş geçmiş asla unutulmayan en iyi yaz dizileri!

Hepsi birbirinin aynısı saf salak kızlar, zengin ve kibirli adamlar ve onların bol cinsel gerilimli aşk hikayeleri... Artık yaz dizileri bundan ibaret durumda. Bir çırpıda hatırlayacağınız, efsaneleşmiş güzel yaz dizilerini Onedio'dan Pelin Erslan derlemiş...

Eklenme Tarihi: 10 Ağustos 2019

Çılgın Bediş, 1996.

Eski derken ciddiydik, taaa 23 sene öncesine kadar gittik. Hepinizin bildiğini, izlediğini umduğumuz bu dizi aslında bir yaz dizisiydi. Fakat bu sıra dışı karakterler klasik bir lise dizisini bambaşka bir yere getirdi. Çapkın ve arsız dede, unutamayacağımız bir adama dönüştü. Böylece her şey birleşti ve bir yaz dizisinden çok daha fazlası oldu.

Eyvah Babam, 1998.

Bir dönem düşünün ki Haluk Bilginer yaz dizisinde oynuyor... Keman tutkusu olan saf ve güzel kızını kendince dışarıdaki sapık erkeklerden korumaya çalışıyor. Ama sapık derken yanlış anlaşılmasın, bütün erkekleri kastediyoruz! Tam bir baba-kız kıskançlığı, onların arasına gireceğini düşündükleri için uzaklaştırdıkları oğlanlar ve kadınlar, miiiiiis gibi bir aile komedisi. Hala bazı dijital platformlarda yayınlanıyor, öneririz.

Yarım Elma, 2002.

Metropol yaşantısının tam ortasında dergi editörü cool ve güzel bir kadın, onun köyden kopup gelmiş yörükler yörüğü ikizi... İkisinin birbirini bulması da, birbirlerine alışmaya çalışmaları da, geldikleri nokta da çok eğlenceliydi. Özene özene yaratılmış karakterler, örneğin Azeri bir çatlak kapıcı, her şeyi daha da güzelleştiriyordu. Aralıklarla devam etti, yeni versiyonları da çekildi ama hiç ilk bölümleri gibi olmadı. Hepinizin hatırladığına da eminiz, işte evvelden yaz dizileri böyleydi!

Serseri, 2003.

Bu dizi gelmiş geçmiş en enteresan dizilerimizden biri olarak kayıtlara geçebilir mi? Okan Yalabık'ın genç ve serseri zamanları, Erkan Petekkaya'nın sempatik olabildiği ve cidden ve sağlam bir komedi becerisi olduğunu gösterdiği bir dönem, Gamze Özçelik'in şimdi asla sahip olamadığı inanılmaz popülaritesi. Kenar mahallelerden birinde kendi yağında kavrulan Ömer, dizinin adında da olduğu gibi tam bir serseriydi. Genç, güzel, zengin bir kızı da bu serseriliğiyle etkilemişti. Ama sinir hastası, zengin bir kıro da o kızın peşindeydi. Şöyle hatırlatalım; "Şiiiimdi psikopata bağlanirem ha". Ömer'in sokaklar boyunca tazı gibi koşuşunu da hatırladıysanız epey yaşlısınız.