Simge Sağın'dan flaş itiraf: En yakın arkadaşım sevgilimi elimden aldı

“Acıdan duvarları tırmaladım... Bir anda saçlarımın önü bembeyaz oldu...” Bunlar ‘Miş Miş’ parçası YouTube’da 180 milyondan fazla izlenen, ismini pop müziğin yeni yıldızı Simge’ye ait...

Eklenme Tarihi: 09 Haziran 2019

‘Ben Bazen’, ‘Öpücem’ ve ‘Aşkın Olayım’ gibi hitlerin yaratıcısı Simge bu röportajda, başarının neden tesadüf olmadığını anlattı, hatta geçmişini “Parasızdım ve parasızlığı dibine kadar yaşadım” diye özetledi.

Hürriyet'ten Hakan Gence, Simge’yle Ozan Doğulu’nun yeni albümünde söylediği ‘Ne Zamandır’ vesilesiyle buluştu, koyu bir sohbete oturdu. İşte kendi ağzından başarıya giden yolda yaşadıkları...

Yıl 2015... ‘Miş Miş’ isimli şarkınız bir gecede milyonlarca kez dinlendi. Her şey bu kadar kolay mı gelişti?

- Keşke... Ama hiç kolay değildi. Defalarca yere düştüm, “Nasıl kalkacağım” dedim.

Biraz açar mısınız?

- Herkesin beni tanıdığı ‘Miş Miş’ şarkısı öncesinde hiç tutmamış işlerim, hatta ‘Yeni Çıktı’ isimli bir albümüm vardı. Dolayısıyla sizler beni ‘Bir şarkıyla patlayan kız’ olarak görüyordunuz. Oysa o albümüme de çok inanmıştım. Her dinleyen “Bu iş kesin patlar” demişti. Hayat sürprizlerle dolu ve size kötü sürprizler de yapabiliyor.

O zaman eksik olan ama şimdi tam olan nedir?

- O zamanlar şimdiki kadar güçlü değildim. Tecrübesizdim. Artık arkamda işlerimi yürüten ciddi bir ekibim var.

O kadar kırılgan ve hayata o kadar kırgınım ki...
Arkadaşım beni ağlayarak markete götürdü, dolabı doldurdu

Maddi zorluklar yaşadınız mı?

- Çoook. Mesela buzdolabımın boş olduğu bir gün var. Serdar Ortaç’la çalışan vokalist arkadaşım Nihan Çilesiz, 2011’de Ortaköy’deki evimde bir gün beni ziyarete geldi. “İçim kazındı” dedi. Bunu demesinden o kadar korkuyordum ki... Mutfağa gitti, buzdolabını açtı, bomboş! Hiçbir şey yok. O gün beni ağlayarak markete götürdü, dolabımı doldurdu.

Hiçbir şey göründüğü kadar kolay değil tabii...

- Evet. Parasızdım ve parasızlığı dibine kadar yaşadım. Bunlar da beni çok güçlendirdi. Mesela şu an 45 kiloyum ama bir dönem çok kilo almıştım. Sürekli makarna yiyordum. İnsanlar, “Neden bu kadar kilo aldın?” diye sorduklarında, “Sadece makarnaya param yetiyor” diyemiyor, uyduruk cevaplar veriyordum.

Aileniz neredeydi? Size destek olmuyorlar mıydı?

- Asla onlara bir şey söylemezdim. Çünkü hep kendi kanatlarımla uçmak istedim. Bunun arkasında da babamdan bana gelen güç vardı. Bunları anlatırken de beni bir yerlerden duyduğunu biliyorum. Ben babamın kızı değil, oğluydum ve hep dimdik ayakta durdum, durmalıydım.

Babanızın mesleği neydi?

- Gitaristti. Sonra o işi bıraktı, elektrik teknisyenliği yaptı. Ama bizim ailede hep müzik oldu.

Özgür değildim, koşamıyordum

Pes edip olmayacağını düşündüğünüz zamanlar oldu mu?

- Çok fazla. O psikolojide insan bazı şeylere karşı inancını yavaş yavaş kaybediyor. Mesela ilk albümüm Erdem Kınay prodüktörlüğünde çıkmıştı. O dönem Kınay’la aramız bozuktu. Kendisiyle beş yıllık imzam olduğu için başka bir şirketle de çalışamıyordum. Özgür değildim, koşamıyordum. Ama o sırada Allah bana bir hediye gönderdi.

Hayatta başka kimse beni Ozan gibi sahiplenmedi

Neydi o?

- Ozan Bayraşa. Bir düzenlemesini dinledim ve “Beni bu çocuğa götürüyorsunuz” dedim. Aslında onu yaşlı bir adam zannediyordum, baktım genç. İlk gördüğümde çok etkilendim. Deli doluydu, enerjisi bana iyi geliyordu. Tanıştıktan sonra onu yanıma çok davet ettim. Kahvaltıya, yemeğe çağırdım. Bir-iki sefer gelemedi ama sonra buluştuk ve âşık olduk. Dinlediğiniz şarkıların hepsi o aşkla yapıldı. Onlar aşkın meyveleriydi. Her seferinde aranjeleri yapıp sabah Sezen Aksu’nun stüdyosundan geliyor, heyecanla “Bak sana bir şey dinleteceğim” diyordu. Mesela ‘Prens ve Prenses’ şarkısının girişini ilk duyduğumda ağlamıştım. Bu, bir şarkıcının başına gelebilecek en hakikatli gerçekti.

Geçen yıl bu zamanlarda ilişkiniz bitti. Bundan sonra birlikte iş yapmaz mısınız?

- “Seni gerçek bir sanatçı ve müzisyen yapacağım” deyip bunu başarmış bir adam olarak hayatımda çok büyük bir yeri var. Ozan’la her zaman çalışmaya varım. Birlikte iş yapmamamız birbirimize müzikal olarak ihanet etmemiz demek.

Birlikte bu kadar üretirken ilişkiyi ne bitirdi?

- Aşkın içine iş çok fazla karıştı. Bir baktık sadece şarkı konuşuyoruz, sevgi geride kalmış. Yoksa aldatma gibi bir şey olmadı.