Zengin ailenin kızıydı, terör örgütüne katıldı: Patty Hearst kimdir?

Varlıklı bir aileni varisiyken kendisine kaçıran örgüt üyesine aşık olup hayatı değişen Patty Hearst, ilginç hayatı.

Eklenme Tarihi: 16 Mayıs 2019

Adını biyolojideki simbiyoz (ortak yaşam) teriminden alan ve Kaliforniya, Berkeley’de kurulan Simbiyonez Kurtuluş Ordusu 1973'te ilk eylemini gerçekleştirdi.
Bu eylem, Oakland'ın ilk siyahi okul müdürü Marcus Foster’ı faşist olduğu gerekçesi ile öldürmekti. İşte o andan itibaren gazetelerde yerini almaya başlayan bu örgüt, bir anda herkesin gündemine oturuverdi.

Örgütün amblemi Sri Lanka kültürüne ait yedi başlı bir kobra yılanıydı. Yılanın her bir başı birliği, kendi kaderini belirlemeyi, kolektif çalışmayı ve sorumluluğu, işbirliği ekonomisini, amacı, yaratıcılığı ve inancı temsil ediyordu. Bu niyetlerle yola çıktığını söyleyen örgütün ikinci eylemi, medya patronu William Randolph Hearst’ün torunu Patty’i kaçırmak oldu.

Takvimler 4 Şubat 1974'ü gösterdiğinde Patty, nişanlısı Steven Weed'le kaldığı Berkeley’deki dairesinden kaçırıldı. Weed de bu sırada örgüt üyelerinden fiziksel şiddet görmüştü.
Weed, yüzü gözü yara bere içindeyken verdiği demeçte Patty'i kaçırırlarken örgüt üyelerinin tek kelime dahi etmediklerini söylemişti. Başlangıçta Patty’i tutuklanan iki örgüt üyesiyle takas etmek isteyen SLA, bu istekleri kabul edilmeyince Robin Hood’luğa soyunmaya karar vererek rehin tuttukları Patty’nin ailesinden San Francisco’daki açların doyurulması için 2 milyon dolarlık gıda yardımı talep ettiler. Ancak bu yardım bir faciaya dönüştü ve insanlar dağıtılan yemeklerden zehirlenerek hastanelik oldular.

Patty’nin rehin tutulduğu süre boyunca, ailesine farklı farklı ses kayıtları gönderilmişti. Başlangıçta Patty, "Ben iyiyim, sizden ne istiyorlarsa yapın." diyordu bu kayıtlarda.
Ancak gıda yardımında yaşananlardan sonra Patty’den gelen mesajlar da değişmeye başlamıştı. Kendisine silah zoruyla hazır bir metin mi okutuluyordu, yoksa kurduğu cümleler kendisine mi aitti bilemiyoruz. Kesin olan tek şey, ailesinin sebep olduğu faciayı eleştiriyor oluşuydu. Gelen üçüncü kayıtta şu cümleleri kurmuştu Patty:

"Anne, baba. Gıda yardımında olanları haberlerden duydum. Anlaşılan o ki, size akıl verenlerle birlikte olayı tam bir faciaya dönüştürmeyi başarmışsınız. İşlerin sizin kontrolünüzden çıktığından bahsetmişsiniz; sorumluluk almayı reddediyoruz deseydiniz daha doğru olurdu. Verilen yemekler düşük kalitede olmalı. İnsanlar et bile yiyememişler. Her neyse... Verdiğiniz yemekler ailecek yediğimiz yemeklere pek benzemiyor olsa gerek!"

İşte bu mesajların ardından Patty’nin zorla tutulup tutulmadığı konusu gündeme gelmeye başlamıştı. Patty Hearst, 'gerçek bir kurban' mıydı yoksa kendi iradesiyle gerilla mı olmuştu?
atty’den şüphe edilmeye başlamasının altında yatan en büyük neden, ses kayıtlarında kendinden artık Tania olarak bahsetmeye başlamasıydı. Bir süre sonra ise bir banka soygununda elinde silahla görülmüştü Patty. Soyulan bankanın sahibi, onun en yakın arkadaşlarından biri olan Patricia Tobin'in babasıydı.