Erdoğan: MÜSİAD tam anlamıyla bir amiral gemisi rolü üstleniyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "MÜSİAD tam anlamıyla bir amiral gemisi rolü üstleniyor" dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan MÜSİAD'ın 25. Olağan Genel Kurulu ve Genel Merkez Binası açılış törenine katılarak bir konuşma yaptı.

Eklenme: 04 Mayıs 2019 15:10 - Güncelleme: 04 Mayıs 2019 15:49

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan MÜSİAD'ın 25. Olağan Genel Kurulu ve Genel Merkez Binası açılış törenine katılarak bir konuşma yaptı. 

Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları şöyle: 

MÜSİAD, verdiğimiz her mücadelede yanımızda yer alarak milli ve yerli duruşunu da göstermiştir. MÜSİAD ülkemizin öncü ticaret kuruluşlarından biri haline gelmiştir. Özellikle KOBİ'lerimiz için MÜSİAD tam anlamıyla bir amiral gemisi rolü üstleniyor.

Milli serveti ne kadar büyütürsek, iş adamlarımız başta olmak üzere bundan o kadar fayda elde edecek. Türkiye'nin 2023 hedeflerine ulaşması için MÜSİAD'ın çalışmalarını daha da yaygınlaştırmasına ihtiyacımız var.

Devletle sermaye arasında köprü olan MÜSİAD yanımıza durmasıyla da milli ve yerli oluşunu göstermiştir. Bunun en önemli örneği de 15 Temmuz olayıdır. 15 Temmuz’da beraberce dayanışma içerisinde verilen mücadele asla unutulamaz.

Siyaset mühendisliği, toplum ve diplomasi mühendisliği, hatta terör mühendisliği sonuç vermeyince birliğimizi hedef aldılar. 

Buradan bir kez daha ilan ediyorum. Biz hiçbir zaman milletin iradesinin üzerinde bir irade tanımadık tanımayacağız. Milletin iradesine sahip çıkmak için seçim sonuçlarını yakından takip ediyoruz.

YSK'nın başkanı, kendilerine yapılan bu tehdide karşı bir yazılı açıklama yaparak, 'siz nasıl olur da bizi tehdit edersiniz' demiyor.

Bütün çabamız usulsüzlüklerle yolsuzluklarla, evet bir 31 Mart'ı kurban etmek istiyoruz. Bakıyorsunuz ana muhalefetin temsilcileri ne diyorlar, kime diyorlar? YSK'ya diyorlar. Kızılay'a çıkamazsınız diyorlar. Tehdit ediyorlar. Bırakın bu şekilde bir uyarıyı imada dahi bulunamazsınız der Anayasa'nın 138. maddesi.

Şu anda YSK'nın sayın başkanı kendilerine yapılan bu tehdit karşısında şu ana kadar niçin acaba yazılı bir açıklama yapmak üzere 'Siz nasıl olur da beni tehdit edersiniz' demiyor? 

İstanbul ve Ankara'da seçimler yapılmıştır. Biz Ankara'da itiraz yapmadık. İstanbul'da hileler ve yolsuzluklar var. Ben halkımın oyunun arkasını takip etmek onun sonucunu kovalamak zorundayım. 28 binden 13 bine kadar bu sayımlarda oylar düşüyorsa burada yolsuzluğun olduğu apaçık ortadayken bunu kovalamayalım mı? Vatandaşım bana şunu söylüyor; bu seçim yenilenmeli.