Gezi davası hâkiminden Osman Kavala ve Yiğit Aksakoğlu'na dikkat çeken soru

Gezi eylemlerine ilişkin 16 sanıklı davanın ilk duruşması bugün Silivri'de görülüyor. Duruşmada hakimin, tutuklu Osman Kavala ve Yiğit Aksakoğlu’na, “Tahliye olmanız durumunda ikamet adresinizi verir misiniz?” diye sorması dikkat çekti.

Eklenme: 24 Haziran 2019 19:24 - Güncelleme: 24 Haziran 2019 18:32

Gezi Parkı eylemlerine ilişkin davanın ilk duruşması bugün başladı. Silivri’de gerçekleştirilen duruşmada 2’si tutuklu toplam 16 kişi yargılanıyor.

Duruşmayı izlemek için siyasi parti temsilcileri, meslek odaları temsilcileri, milletvekilleri ve çok sayıda yurttaş Silivri’ye gitti. Jandarma engeline rağmen basın açıklaması yapan Taksim Dayanışması “Bu ülkenin özgürlük umudu Gezi’nin kirletilmesine izin vermeyeceğiz” dedi.

Duruşmada tutklu sanıklar Osman Kavala ve Yiğit Aksakoğlu salona girdiklerinde izleyici sıralarındakiler ayağa kalkarak alkışladı. Mahkeme başkanının ise Osman Kavala ve Yiğit Aksakoğlu’na, “Tahliye olmanız durumunda ikamet adresinizi verir misiniz?” diye sorması dikkat çekti.

Osman Kavala’nın avukatı İlkan Koyuncu ise “Müvekkilimizin ilk sorgusu sırasında dosyada yer aldığı söylenen ve delil denilen telefon konuşmalarıyla ilgili, dinlemelere dair hakim kararlarını göremediğimiz için şerh düştük. 

Dinleme kararlarını veren hakimler, 15 Temmuz kalkışması sonrasında ihraç edilen yargı mensupları arasında ise delil niteliği yoktur şerhi düştük. Şerhimize rağmen, terör örgüt üyeliğiyle suçlanan hakimlerin verdiği kararlarla yapılan dinlemeler ve o yargı mensuplarının iddiaları iddianamede karşımıza çıktı” dedi.

Kavala savunmasında, “20 aydır tutuklu bulunmama sebep olan fantastik bir kurgudur. Gezi olaylarının organizatörü olduğum söylenmiştir. Hakkımdaki iddialar haysiyet kırıcıdır. Hayatımın hiçbir safhasında demokratik seçimler dışında hükümet değişimine yakın durmadım” dedi.

Bu davada suçlanan kişilerin kendisi ya da başkasının talimatıyla gösterilere katılmış olmasıın söz konusu olamayacağını vurgulayan Kavala şunları söyledi:

“Ergenekon ve Balyoz davalarında hukuksuzluğu eleştirdim. Toplumsal barışa ve uzlaşmaya hizmet etmeye çalıştım. Hiçbir zaman gizli bir örgütle ve cemaat yapısıyla ilişkim olmadı. Davranışlarım, gizli bir faaliyet yürüten birinin davranışları değildir.

Gezi olaylarıyla ilgim, gezi olaylarından 3 ay sonra açılan sergi olmuştur. Gözaltına alınmadan önce suçlu olduğumun kabul edildiğine inanıyorum. İddianamede gizli bir örgüt üyesi olduğuma ilişkin delil mevcut değildir. Mehmet Ali Alabora’yla ilişkim gezi olaylarından sonraki iki telefon konuşmasıdır. Yaptığım konuşmaların hiçbirinde eylem talimatı olarak algılanacak bir şey yoktur.