İş kazaları ve iş cinayetleri önlenemiyor

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi verilerine göre, 2015 de 1703, 2016 yılında 1.970, 2018 yılında da 1.923 emekçi iş kazalarında yaşamını yitirdi.

Eklenme: 04 Mayıs 2019 17:34 - Güncelleme: 04 Mayıs 2019 17:36

TMMOB Kimya Mühendisleri Odası Başkanı Dr. Ali Uğurlu, 2012 yılında çıkarılan 6331 sayılı İş Sağlığı Güvenliği Yasasına rağmen ülkemizde iş kazaları ve iş cinayetlerinin önlenemediği gibi her yıl artarak devam ettiğini söyledi.

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi verilerine göre, 2015 de 1703, 2016 yılında 1.970, 2018 yılında da 1.923 emekçi iş kazalarında yaşamını yitirdi.

TMMOB Yönetim  Kurulu üyesi Dr. Ali Uğurlu’nun yazılı açıklaması şöyle.

6331 sayılı İş Sağlığı Güvenliği Yasası tek başına iş kazaları ve cinayetlerini önlemek için yeterli bir yasa değildir.

Kendi meslek alanımızdan da çok iyi bildiğimiz Büyük Endüstriyel Kazaların Önlenmesi ve Etkilerinin Azaltılması Hakkında Yönetmelik gibi çok önemli yönetmelikler yedi sekiz yıl önce çıkarılmasına rağmen bir türlü yürürlüğe sokulmamakta sürekli nedensiz olarak yürürlük tarihi ertelenmektedir.

Keza iş güvenliği uzmanlığı, işyeri hekimliği ve diğer sağlık personeli ile ilgili yönetmelikler de defalarca değiştirilmesine rağmen iş kazalari ve iş cinayetleri artarak devam etmektedir.

Sermayenin talepleri doğrultusunda ortaya çıkan serbestleştirme - özelleştirme, sendikasızlaştırma, taşeronlaştırma, esnek/ güvencesiz istihdam biçimleri, çalışma koşullarının ağırlığı, kadın, genç, çocuk emeği sömürüsü ile kayıt dışı istihdam, iş kazaları ve meslek hastalıkları sürekli artmaktadır.

Yürürlükteki İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası sorumlulukları işverenden çok uzmanlara ve hekimlere yüklemektedir. İşyeri hekimi, mühendis, teknik eleman, hemşire ve diğer sağlık personeline yönelik eğitim hizmetleri dışarıdan satın alma yoluyla ticarileştirilmiştir. İş güvenliği mühendisliği ile teknisyenlik, iş güvenliği uzmanlığı altında bir tutulmaktadır. Bu alanda özel kurumlara yetki tanınmasıyla mühendislik meslek örgütleri devre dışı bırakılmıştır. Tam zamanlı iş güvenliği mühendisliği de dışlanarak, uzmanlar işverene bağımlı kılınmış yüzlerce eğitim kurumu ve binlerce OSGB kurulmasıyla İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği tamamen ticarileştirilmiştir.

Bütün bunların sonucunda iş kazaları ve ölümlerde sürekli bir artış söz konusudur. SGK verilerine göre 2017 yılında 359 bin iş kazası meydana gelmiş ve 1633 emekçi yaşamını kaybetmiştir. Bunun yanı sıra binlerce kişi de meslek hastalığına yakalanmıştır. Çocuk işçiliği ve mülteci işçilerin sağlıksız koşullarda düşük ücretlerle çalıştırılması da bu alanın sıkıntılı bir sorunu olarak karşımızda durmaktadır.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı 21 Mayıs 2018 tarihinde Resmi Gazete`de yayınlanarak yürürlüğe giren "İşyerlerinde İşveren veya İşveren Vekili Tarafından Yürütülecek İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetlerine İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik" te işçi sağlığı ve iş güvenliği alanında meslek hastalıklarına, kazalara ve iş cinayetlerine yol açacak önemli düzenlemeler gerçekleştirmiştir.

Bunun sonucu olarak da 1-49 çalışanı olan işyerlerinde iş güvenliği uzmanlığı ve işyeri hekimliğini mesleği ne olursa olsun işveren veya işveren vekilinin yerine getirmesi yasallaştırılmıştır. İşyerlerinde İSİG hizmetlerinin yürütülmesi işveren sorumluluğunda olmakla birlikte yapılan düzenleme ile İSİG uzmanları ve işyeri hekimleri devreden çıkartılarak meslek hastalıklarının, iş kazalarının ve ölümlerinin önü açılmıştır.

İşçi sağlığı ve iş güvenliği alanı sermayenin çıkarlarına göre değil çalışanlardan yana; sendikalar, üniversiteler, TMMOB, TTB`nin görüşleri ve kamusal denetim ekseninde yeniden bir düzenlenmeyi beklemektedir.

En kısa zamanda; esnek, kuralsız ve geçici çalışmayı ve taşeronlaştırmayı yasal hale getiren İş Kanunu, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve ilgili yönetmelikler çağdaş dünyanın gereksinimleri dikkate alınarak yeniden düzenlenmelidir. Asıl sorumluluğun işverende olduğu dikkate alınarak kamusal denetim mekanizmaları kurulmalı ve tarafların katılımı ile  insan odaklı bir yasa çıkarılmalıdır.

Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi iktidar ve işveren ağırlıklı yapısından çıkarılarak sendikalar, üniversiteler, TMMOB, TTB` nin içerisinde olduğu bir yapı haline getirilmelidir. Kamu kuruluşlarında ve ellinin altında çalışanın olduğu az tehlikeli işyerlerinde, uzman ve hekim çalıştırılması uygulaması 2020 yılı beklenmeden hemen başlatılmalıdır. Tehlikeli ve çok tehlikeli sınıftaki 100`den fazla çalışanın bulunduğu sanayi işletmelerinde tam zamanlı iş güvenliği mühendisi çalıştırılmalıdır.

TMMOB Kimya Mühendisleri Odası olarak işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin işveren ve sermayenin çıkarlarına göre değil çalışanlardan yana olması gerektiğini bir kez daha hatırlatarak;  işçileri, işçi sağlığı ve güvenliğini "maliyet unsuru" olarak gören yasa ve yönetmelikler yeniden düzenlenene kadar mücadele edeceğimizi kamuoyu ile paylaşmak isteriz.

Türkiye Gündemi