Kılıçdaroğlu FOX'ta konuştu: İhaleler saraya yakın 5 firmaya dağıtılıyor

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu , Liderler Fox'ta programında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Eklenme: 20 Haziran 2018 20:30 - Güncelleme: 20 Haziran 2018 23:55

Fatih Portakal, İsmail Küçükkaya, FOX Haber Genel Yayın Yönetmeni Doğan Şentürk, Ankara Temsilcisi Sedat Bozkurt ve Ankara Haber Müdürü Tülay Ünal Öçten soruyor, Kemal Kılıçdaroğlu yanıtlıyor.

İşte Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satır başları şöyle;

Beni hayal kırıklığına uğratan iktidarın projeleri. Fakat gele gele bir kıraathane geldi. Muharrem İnce iktidarın dengesini bozdu.

DELEGEYİ ETKİLEME İDDİASI

Parti içerisinde demokratım. Bunu büyük bir özgüvenle söyleyebilirim. Genel başkan olduktan sonra ve ondan önce hiçbir delegeye telefon açıp bana oy ver demedim. Bu çok ağır bir şeydir. Bana oy ver demek, ‘sen bana güvenmiyorsun, ben sana yalvarıyorum’ anlamına geliyor. Bunu ben asla yapmam. Tam tersine her delege özgürce oy kullanır. Partide hiçbir partide olmayan demokrasi var.

CHP’Yİ SAĞA MI ÇEKİYOR?

Şu anda Türkiye öyle bir hale geldi ki, demokrasi, basın özgürlüğü, can güvenliği yok. Biz önce demokrasi, yargı özgürlüğü konusunda bir araya gelmeliyiz. Adalet yürüyüşünü de bu amaçla yaptık. Benim adaletle kişisel bir sorunum yok ama ülkede bir çok kesimin sorunu var. Bizim bunlara dokunmamız lazım. Adaletsizlik çemberini kırmalıyız. Bunu ben tek başıma yapacağım dersem bu inandırıcı olmaz, bunu hep birlikte yapacağız. Biz demokrasi bu ülkeye gelsin diye her türlü çabayı gösterdik. Yan yana gelmeyen insanları yan yana getirdik. ‘Beraber ülkenin çıkarlarını koruyacağız’ dedik. Bu bir gecede olacak bir girişim değil. Biz Maltepe’de yaptığımız mitingle bunu gerçekleştirdik. Şu an bir duvarın önündeyiz. Ülkede oluşturulan bu korku duvarını biz 24 Haziran’da yıkacağız.

PARLAMENTER SİSTEME DÖNÜŞ

Yapacağımız ilk iş darbe hukukunun bütün düzenlemelerini kaldırmak olacak. Bunlar bizim aynı düzeni kendi çerçevemizde oluşturacağımızı düşünüyor. Biz onu kabul etmiyoruz. Biz Batı tarzında bir demokrasiyi getireceğiz. Anayasa, seçim kanunu tamamını değiştireceğiz.  Muharrem İnce, 5 seneyle seçilecek. 5 yıllık bir takvim düzenlemesi kadar doğal bir şey olamaz. Ayrıca İnce şunu da söyledi; ‘demokratik parlamenter sisteme geçiş için bir restorasyon sürecine ihtiyaç var ve bu tahmini 2 yıl sürecek.’ Bu son derece doğru bir şey. Anayasayı nasıl değiştireceğiz? Bir oldu-bittiyle olmaz. Biz herkesin katkıda bulunacağı bir yeni anayasa yapmak istiyoruz. Bu hiçbir vesayet olmadan yapılan Cumhuriyet tarihinin en iyi anayasası olacak. Onun için bir takvim açıklayacaktır Muharrem İnce.

“TRAFOLARA SAHİP ÇIKACAK MISINIZ?”

Biz yeri geldiği zaman YSK’ya hizmet sunacak pozisyondayız. YSK da bizim bilgisayar alt yapımızın ne kadar güçlü olduğunu biliyor. Biz bunların hepsini oluşturduk. Bunu oluşturmak kolay değil. Zaman ve sabır ister bu iş. Emin olun biz bu ikisini bir arada kullanarak büyük bir hassasiyetle çalıştık. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Herkes gidip oyunu kullansın. Elektrik kesildiği anda bir kişinin çıkıp sandığa oturması lazım. Elektrik gelinceye kadar sandık orada kalacak. En kestirme yolu bu.

İTTİFAKIN YOL HARİTASI NASIL OLACAK?

Biz bu ittifakı kurarken ilkelerden yola çıktık. Hangi gerekçeyle ittifak kuracağız? Ve bu ittifakı nelere dayandıracağız? Önce bunun alt yapısı oluşturuldu, sonra bu liderlere sunuldu ve kabul görüp halka sunuldu. Dolayısıyla bu ilkeler gerçekleşinceye kadar bizim işbirliğimiz parlamento içinde de dışında da devam edecek.

MEDYANIN DURUMU NE OLACAK?

Medyanın mülkiyet yapısını yeniden ele alacağız. Medya patronlarının tek işi medya olacak. Onun dışında başka bir işle uğraşmayacaklar. Uğraştıkları an siyasi iktidarın denetimine rahatlıkla giriyor. O nedenle medya işi olan sadece onunla uğraşacak. Medya çalışanlarının tamamı da sendikalı olacak. Bu medyanın bağımsızlığı açısından son derece önemli.

SANDIK GÜVENLİĞİ

Avrupa ülkelerinde seçim oluyor kimse sandık güvenliği demiyor. Devletin bütün kurumları çalışıyor, insanlar gidip güven içerisinde oyunu kullanıyor. Güven içinde oylar kullanılır, tutanağı bağlanır ve kamuoyuna açıklanır ama bizde maalesef hükümet devlet olduğu için, hükümet devletleştiği için biz muhalefet olarak mecburen sandık güvenliğini ele alıyoruz. Bu acı bir gerçek. Can ve mal güvenliğinin olmadığı yerde vatandaşın gidip rahatlıkla oy kullanabilmesi için biz bunu sağlamaya çalışıyoruz.

“SON SÖZ PARLAMENTODA OLACAK”

Parlamentoyla yürütme nasıl dengeyi sağlayacak? diye sorulacak olursa o zaman elbette uygulamaya bakacağız. Uygulamada son söz parlamentoya ait. Cumhurbaşkanın çıkaracağı KHK’lar bir süre sonra parlamentoya gelecek ve orada yasalaşmak durumunda. Dolayısıyla son söz parlamentoya ait. Anayasadaki değişikliğe gelince Meclis’te yapılacak olan yasa herkes için olacak buna AKP de karşı çıkmayacaktır. Bunun örneği daha önce oldu. 80 madde üzerinde 4 siyasi parti anlaştı.

“YSK’YA GÜVENMİYORUM”

Fatih Portakal’ın, ‘YSK’ya güveniyor musunuz?’ şeklinde sorduğu soruya Kılıçdaroğlu, “Hayır güvenmiyorum. Türk bayrağını seçimlerde kullanmak yasak değil mi? Ama bakıyorsunuz reklamlarda kullanılıyor ama YSK buna yasak demiyor. Ben YSK’ya güvenmiyorum. Bunu Sadi Güven’e söylemedim, kendisiyle konuşmadım ama ben onları referandum sürecinde aldıkları karar nedeniyle çok sert bir şekilde eleştirmiştim” şeklinde yanıt verdi.

MAN ADASI DAVASI

Benimle ilgili tazminat davası açmış. Bu belgelere Halkbank doğru diyor. Mali suçları araştırma doğru diyor. Benim avukatım hakime ‘delilleri toplayacak mısın?’ diyor. Hakim ‘hayır’ diye cevap veriyor. ‘Toplamadan nasıl karar vereceksin’ diyoruz ‘ben veririm’ diyor. 3 mahkemeye düşüyor dava, 3 mahkemenin de hakimini değiştirdiler saraya yakın militan hakim getirdiler. Sanıyorlar ki Kemal Kılıçdaroğlu geri adım atacak, korkacak. Siz kimsiniz ki ben sizden korkayım?

“BEŞLİ ÇETEDEN SÖZ EDİLİYOR”

İhale dünyasının beşli çetesi var. Bütün büyük ihaleler bu çeteye, 5 şirkete verilir. Hepsi de bildiğimiz isimler. Diğer müteahhitler buna ses çıkaramıyor çünkü hepsinin bir KHK’lık canı var. Bir kararnameyle mal varlığına el koyabilirler. Bazıları ‘lanet olsun’ deyip yurt dışında iş yapmaya başladı, Türkiye’den umudu kestiler. Ülkedeki 5 şirket de bütün ihaleleri alıyor ve bunlar Binali Yıldırım’a yakınlar. Bunu bütün dünya biliyor. İhaleler kin ve öfke ile değil hukuk içinde hareket edilerek araştırılacak.

“İNCE İSTİFA EDECEK”

Biz diğer siyasi partilerle anlaştık. Seçilen cumhurbaşkanı partisiyle ilişkisini kesecek. Muharrem İnce de seçilmesi durumunda partiden istifa edecek. Biz en başından beri nasıl planladıysak onu adım adım hayata geçiriyoruz. İnce ile birlikte miting yapmamızın sebebi de budur.

ESAD’LA GÖRÜŞÜYOR MU?

Daha önce iki kez heyet gönderilmişti. Son giden heyet orada olan tutuklu gazeteciyi alıp gelmişti. Ama Esad yönetimiyle biz şu anda görüşmüyoruz.

KAÇ FABRİKA KURULACAK?

Anadolu Kalkınma Kuşakları diye seçim bildirgemize koyduğumuz projemiz 5 bölgeyi kapsıyor. Doğu ve güneydoğu’da. Burada kuracağımız fabrika sayısı 135. Hangi fabrika yapılacak, ne üretecek bunların hepsi belli. Merkez Türkiye projesiyle de Anadolu’nun içini dolduracağız.

CHP’NİN OYU HDP’YE KAYACAK MI?

Her vatandaşımdan şunu isterim, güçlü bir CHP demokrasinin teminatıdır. Güçlü bir CHP insan haklarının, Türkiye’nin teminatıdır. O nedenle CHP’ye herkesin oy vermesi bizim arzumuzdur.

ERDOĞAN’I TEBRİK ETTİ

Erdoğan’ı tebrik etmek lazım. 16 yılın sonunda kıraathaneye geldi. Ufku yok, kim gider kıraathaneye? Ya işsiz gider ya emekli gider. Fabrika işçisinin, çiftçinin kıraathanede ne işi var? Bu şu anlama geliyor; ‘ben bu işsizliği önleyemeyeceğim, işsizler için kıraathane açacağım ama burada gelip çay, kahve içerlerse keki de bedava vereceğim” demek. Tam bir bitmişliktir bu. Ufku tükenmiş ne söylediğini bilmiyor. Bu eleştiri geldiği zaman işi kütüphaneye dönüştürdü. Türkiye’nin gerçeklerinden kopmuş birinden bu ülkeye hayır gelmez.

TAŞERONLARA KADRO

500 bin taşeron işçisine kadro verilmedi. Biz bunları da kadroya alacağız. Taşeron işi anlık bir iştir. Kısa sürede işi yaptırırsın ve emeğinin karşılığını verirsin. Biz sürekli taşeron işçisi yapıyoruz. Biz Kamuda olan 500 bin taşeron işçisine kadro vereceğiz. Onlar taşeron işçileriyle ilgili güvenlik soruşturması yaptılar. Adam zamanında içeri girip çıkmış o kişiye ‘seni kadroya almıyoruz’ diyorlar. Bu insan çalışırken bir suç işlememiş ki, bu insan topluma kazandırılmış siz neden bunu toplumdan soyutluyorsunuz, suça teşvik ediyorsunuz. Biz bu işçileri de kadroya alacağız. Bunu biz görev başına gelir gelmez yapacağız. Muharrem İnce de bunu ilk 100 günlük işlerin içine dahil edecek.

SURUÇ’TA YAŞANANLAR 

Suruç meselesi ortaya çıktığında arkadaşımızı görevlendirdik. Bölgeye gitti ve valiyle konuştu, oradaki insanlarla konuştu ve olayla ilgili bazı ayrıntılar verdi. Şu anda olay yargıya intikal etmiş durumda, bu konuda yorum yapak için otopsi raporlarının ortaya çıkması lazım. O raporları bekliyoruz ve inanıyoruz ki mekanizma bu işi tarafsız bir şekilde soruşturur ve failleri ortaya çıkarır. Olay bir PKK-AKP çatışması değil. Bu devlet yetkilileri tarafından da açıklandı. Bölgede herkesin elinde bir silah olması asla kabul edilemez ama maalesef geldiğimiz durum ortada herkesin elinde bir silah ruhsatlı mıdır, değil midir? fotoğraflarda gördük. Bazılarının hastanede öldürüldüğü söyleniyor. Hastanedeki güvenlik kameralarını kim tahrip etti? Bütün bunların cevaplanması lazım. İçişleri bakanı mıdır bilmiyor ama öyle demeçler verdi ki bir bakana yakışmayacak şeyler. Benim hakkımda da daha önce açıklamalarda bulunmuştu ben de kendisi hakkında 5 paralık dava açtırmıştım, çünkü değeri o kadardır bu insanın.