Zeynep Bodur Okyay: Biz bir aydır İstanbul'da oyları sayamadık, Çin 115 bin yeni patent aldı

İstanbul Sanayi Odası Meclis Başkanı Zeynep Bodur Okyay, Türkiye'nin bir an önce ekonomisini toparlaması gerektiğini söyleyerek, "Biz bir aydır İstanbul’da yerel seçim oylarını yeniden saymaya uğraşırken Çin 115 binden fazla patent başvurusunda bulundu." dedi.

Eklenme: 02 Mayıs 2019 22:24 - Güncelleme: 02 Mayıs 2019 22:30

İstanbul Sanayi Odası Meclis Başkanı aynı zamanda Kale Grubu Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su olan Zeynep Bodur Okyay bugün İstanbul'da düzenlenen 14. Sanayi Kongresi'nde bir konuşma yaptı.

Okyay dünya ticaretinin bir değişim sürecinde olduğunu belirtirken iş yapış biçimlerinin de yenilendiğini söyledi. Okyay, “İşlerimizi alışık olduğumuzdan farklı yapma, farklı düşünme zamanı. Gelinen noktada; üretimin, ticaretin ve küreselleşmenin dinamiklerinin ve ekonominin yapısının da radikal bir biçimde değişmesiyle, küresel güç dengesinin de yeniden tesis edildiği bir dönemden geçiyoruz” diye konuştu.

4 GENÇTEN 1'İ İŞSİZ

Konuşmasında Türkiye'deki genç işsizliğine de değinen Okyay, “Ülkemizde her dört gençten birinin ve her altı üniversite mezunundan birinin işsiz olması, memur olma hayaliyle 4,5 milyon gencin devlet kapısında beklemesi, 21 milyon kadının evde oturması, değiştirmemiz gereken temel sorun alanlarımızın başında geliyor” ifadelerini kullandı.

‘KEDİYE KANAT TAKMAK ZORUNDAYIZ’

Okyay konuşmasının bundan sonraki kısmını Türkiye'nin kalkınmasını devam ettirebilmesi için gelecekte ne yapması gerektiği hususuna ayırdı. İş insanı, Türkiye'nin İstanbul seçimleriyle geçirdiği zamanda Çin'de yapılan patent başvurularını örnek göstererek, “Bakınız, biz bir aydır İstanbul'da yerel seçim oylarını yeniden saymaya uğraşırken Çin 115 binden fazla patent başvurusunda bulundu. Bugün dünya dördüncü sanayi devrimi veya dijital dönüşüm sürecinden geçerken biz, bu endüstri devrimini de kaçırmamak için tabiri caizse “kediye kanat takmak” zorundayız” diye konuştu.

Okyay konuşmasını şöyle noktaladı: Soruları uzatmak mümkün ama temel meselemiz şu: Türkiye her gün üstüne koyarak “yerli ama evrensel” değerleriyle hemen bugün, nasıl gerçekten gelişmiş bir ülke olacak?

Eğer gerçekten gelecekte de büyük ve etkin bir ülke olmak istiyorsak; demokrasiden teknolojiye kadar, bugün açık verdiğimiz bütün alanları hızla iyileştirip, yetenek havuzumuzun tamamından yararlanarak, sanayinin merkezinde olduğu bir başarı hikâyesini bir kez daha yazmaya mecburuz. Türkiye'yi dünyanın en iyi saklanan sırrı olmaktan ancak böyle bir irade ile kurtarırız. Sabrınız için teşekkür ediyor, iyi bir kongre dileyerek hepinizi saygıyla selamlıyorum.