Sessiz sinemanın iz bırakanları ve kadınları!

"Sessiz sinemanın ilk yıllarında kadın karakterler daha çok fantezi yaratımlardı. F. Scott Fitzgerald’in sansasyonel ilk romanı “This Side Of Parodise”ın etkisiyle 1920’ler de seksi özgürleşmiş genç kız ve tecrübeli eş figürlerine yer verilmeye başlandı."

Hayatın bütün karmaşasından ve gürültüsünden uzak ve aynı zamanda da keyifli bir seçim yapmış olmanın yollarından biri sessiz film izlemek. Bu türü tercih etmenin en başlıca nedeni bana göre bu. Ancak 'neden sessiz film izlemeliyiz' sorusuna verilebilecek tek yanıt bu değil elbette. Hem profesyonel gözden hem de izleyici gözünden sayılabilecek onlarca neden var.

Sinemanın kendi gelişimi ve kendi gerçekliğinin tarihi dokümanları olan bu türün ilk akla gelen isimleri Charlie Chaplin ve Buster Keaton... O dönemler son derece popüler olan birçok isim bu iki oyuncunun gölgesinde kaldı diyebiliriz. Örneğin, Harold Lloyd’un 1923 yapımı filmi “En Son Güven” ve Raymond Griffith’im 1926 yapımı “Eller Yukarı“ filmindeki oyunculukları sıradan komik olayların tipik örnekleriydi ve ikon oyuncular olarak unutulup gittiler.

Öncesinde de Luis Lumiere imzalı tek sahnelik esprilerin yer aldığı filmler çekilmişti. Bu yapımlar da o dönem için oldukça başarılı olmalarına karşın onlar da unutulanlar arasında yerlerini almaktan kurtulamadı.

 HOLLYWOOD’UN KOMEDİ YILDIZLARI

 Avrupa’da sessiz komedi Andre Deed ve Max Linder gibi oyuncularla gelişme sağladı. Ancak hepsinden önce Mack Sennett’in kurmuş olduğu “Keysone Kops” stüdyolarında, görsel şakalar, gerçeküstü sahneler, ilginç görünümlü karakter oyuncularına dayanan komedi biçiminin ilerlemesinde büyük rol oynadı. Kops filmleri çoğunlukla o sıralar popüler olan bir filmi taklit eden yapımlar olarak tasarlanıyordu. Bu filmler sayesinde Hollywood’un ilk komedi yıldızları da üne kavuşmuştu. 

 “ALTINA HÜCUM” EN ÇOK KAZANDIRANLAR ARASINDA

 Charlie Chaplin dönemin yıldızı haline gelerek zamanla kendisine çok da uymayan çılgın komedilerden uzaklaştı. Bol giysileri, bastonu ve şapkası, en çok da iyi kalbiyle bir marka haline geldi. 1925 yapımı “Altına Hücum” filmi sessiz sinema döneminin en çok kazandıran filmleri arasında yerini aldı. Chaplin filmlerinde genellikle kendi yoksul geçmişini yansıtan yüreğe dokunur temalar işliyordu. Dönemim bir diğer ünlü ismi Buster Keaton ise ondan farklıydı. Eski bir akrobat ve çocuk vodvil oyuncusu olan Keaton filmlerinde akrobatik hakeretler yapan karakterlere yer veriyordu. 

 LAUREL VE HARDY SONRAKİ KUŞAĞIN DEHASI OLDU 

 Sinemaya sesin girmesiyle birçok sessiz komedi oyuncusunun da kariyeri değişmek zorunda kaldı. Chaplin “Asri Zamanlar” gibi filmlerinde ses efektlerine yer verse de 1940 yapımı “Büyük Diktatör” filmine kadar diyaloğun olduğu yapımlara karşı çıktı. Keaton bu yeni türe uyum sağlamakta zorlandı. Dönemin bir diğer ismi W. C. Fields ise sesli filmlere iyi bir geçiş yaparak kariyerinde olumlu bir gelişim sağladı. Laurel ve Hardy ise sessiz sinema döneminin sonuna yetiştiklerinden diyaloğa dayalı sinemaya da ayak uydurarak bir sonraki dönemin komik dehaları olmayı başardılar. 

SESSİZ SİNEMANIN KADINLARI

1912’de Clara Pontoppidan sinema tarihinin ilk vamp kadınını canlandırdı. Bu sesiz dönemde Lillian Gish masum ve duygusal, Mary Pickford ise çılgın karakterlere hayat veriyordu. 1915 yapımı “Orada Bir Çılgın Vardı” da ise zengin erkekleri hedef alan bir vamp kadın rolüyle Theda Bara yer aldı. Filmin başarısı onun yıldız olmasını sağladı. 1917 yapımı Cleopatra’da da yine vamp kadın olarak izleyici karşısına çıksa da, ABD sinemasının ilk vamp kadını ondan önce Alice Hollester olmuştu.

SİNEMANIN İLK SEKS SEMBOLLERİNDEN BİRİ

Bara 1926 “Greta Garbo Dişi Şeytan” ve “Flash And The Devil”le iyice yıldızlaştı. Helen Gardner ve Myrna Loy da sessiz sinemanın oyuncu kadınlarındandı. 1927’de Clara Bow’un rol aldığı “It” bir caz çağı ikonu yarattı. Aynı yıl tam 6 filmde rol alıp diğer filmlerinde uslanmaz bir çapkın olmasına rağmen bu film ona “it girl” lakabını kazandırdı ve sinemanın ilk seks sembollerinden biri haline geldi.

1920’LERDEN İTİBAREN KADIN İKONU DEĞİŞTİ

Sessiz sinemanın ilk yıllarında kadın karakterler daha çok fantezi yaratımlardı. F. Scott Fitzgerald’in sansasyonel ilk romanı “This Side Of Parodise”ın etkisiyle 1920’ler de seksi özgürleşmiş genç kız ve özgürleşmiş tecrübeli eş figürlerine yer verilmeye başlandı. Bu filmlerdeki kadınlar artık çalışıyor, içki ve sigara içiyor, oy kullanıyor, cinselliklerini yaşayabiliyorlardı. Colleeen Moore bu yıllara imzasını attı. Öte yandan “Pandora’nın Kutusu”nda başrol oynayan uçarı Louise Brooks’un canlandırdığı Lulu karakteri onu aşk tanrıçalığına taşıdı...

Diğer Yazıları

En Çok Okunan Haberler
18 Ekim 2019 Reyting Sonuçları: Fatih Portakal, Hercai, Arka Sokaklar lider kim?118 Ekim Reyting Sonuçları: Fatih Portakal, Hercai
Kayla Manukyan kimdir, nereli, kaç yaşında? Çağlar Ertuğrul'un sevgilisi kimdir?2Kayla Manukyan kimdir, nereli, kaç yaşında?
MasterChef Hazer Amani'den şaşırtan Sıla paylaşımı3MasterChef Hazer Amani'den şaşırtan Sıla paylaşımı
Müzakere masasından bomba detaylar: Erdoğan o soruyu sorunca…4Müzakere masasından bomba detaylar!
Köşeye sıkışan Trump’tan olay yaratan mesaj: Darbeyi durdurun5Köşeye sıkışan Trump’tan olay yaratan mesaj: Darbeyi durdurun
Yılmaz Özdil: Şimdi sırada geri çekilerek zafer kazanmak var!6Yılmaz Özdil: Şimdi sırada geri çekilerek zafer kazanmak var!
Sabah gazetesi Genel Yayın Yönetmeni değişikliğine gidiyor7Sabah gazetesi Genel Yayın Yönetmeni değişikliğine gidiyor
Barış Yarkadaş ile Şamil Tayyar canlı yayında kapıştılar8Barış Yarkadaş ile Şamil Tayyar canlı yayında kapıştılar
Aaron Paul: Jesse Pinkman rolü için kimse beni istemedi9Aaron Paul: Jesse Pinkman rolü için kimse beni istemedi
Defne Samyeli kafa karıştırdı10Defne Samyeli kafa karıştırdı