İrem Uysal ir00s@hotmail.com@

Yola çıkanların öyküsü

Çoğu kadının, birçok adamın yapmak isteyip yapamadığı, sosyal medyadan görüp imrendiği hayatların bir parçasındayım. Ve amacım ne tarih ne de görülecek yerler...

Zamanın bir yerinde bir şeylerden vazgeçip, kendinizi bulma yolunda adım atacak olursanız seyahate çıkın derim. Ve Öyle bir yerden başlayın ki, sahip olduklarınızın kıymetini hissettirsin.

Çoğu kadının, birçok adamın yapmak isteyip yapamadığı, sosyal medyadan görüp imrendiği hayatların bir parçasındayım. Ve amacım ne tarih ne de görülecek yerler...

O yere ait, anlar ve hisler. Sosyal medyanın vermiş olduğu her şeye ulaşım gücüne dayanarak, zaten görmek istediğimiz birçok kareyi gitmiş kadar olarak öğreniyoruz diye düşünüyorum.

Zamanın ve imkanların verdiği ölçüde hepimiz kendi çapımızda özgürleşmeye çalışıyoruz. Aslında hep ihtiyacımız olanı sadece anlık gereksinimler olarak yaşıyoruz.

Alıp başımı gidesim var, mutlu değilim, huzursuz hissediyorum kendimi, insanların sahte dünyaları beni yoruyor, başkasına yaranmaya çalışmak ve ona para kazandırıp cüzzi ölçüde kendim kazanmak istemiyorum, köye yerleşmek istiyorum, gürültüden ve kaostan sıkıldım, sorumluluklarım ağır geliyor, zaten öleceğim ne bu karmaşa, dünyayı gezmek istiyorum, çalışmak istemiyorum gibi doğal söylemlerin arkasına, kalmam gerek sorumluluklarım var, çalışıp para kazanmam lazım, yıllık iznim gelsin giderim bir yerlere, hafta sonu güzel bir sofra keser beni, alacak yok verecek çok söylemleri eklenir de durur...

O zaman, şimdilerde bu Seyahatim boyunca çoğu gezginden duyduğum ve saygı duyduğum birkaç cümleyi paylaşmak istiyorum.

30 yaşındayım, 1 yıl iş bulmak için uğraştım, buldum. 2. yıl o işe layık olduğumu göstermek için uğraştım fazlasıyla layık oldum. 3. Yıl o işte farklı bir kariyere gözümü diktim onun için uğraştım, 4. Yıl istediğim noktadayım. 5. Yıl kazanıyorum, kazandığımı çılgınlar gibi yiyorum. 6. Yıl artık sıkıldım zorla götürüyorum memnun değilim. 7. Yıl istifa edip var olanla aslında gerçekten ihtiyacım olanı gerçekleştirmek uğruna yola çıkıyorum.

Başka bir gezgin; iç huzurum kalmadı kalabalığın ve sıradanlığın arasında mutlu değilim. Sürekli beklentisi olan insanların ihtiyaçlarını karşılamaktan sıkıldım herhangi bir zorunluluğum yok bu yüzden huzuru yakalamak adına çıktım yola.

Benim gibiler de var, an gelip gitsem mi kalsam mı ikileminde kalıp, kalsam dünyanın sıradan yükünü taşımaktan başka hiçbir şey yapmayacağım, gitsem kaybedecek; ne ailem, ne aşık olduğum adam, ne de harika bir kariyerim olacak. O yüzden gitmeli ve anın tadını çıkarmalıyım diyip yola çıkanlar.

Bu yazı da yola çıkanların öyküsü...

Kaybedecek bir şeyim yok dese de sonrasında sosyal medyada 'Bir tek özlemleri deviremedim şu ince bileklerimle' notlarını paylaşan duygu yüklü bizler. Sonra olduğu yerden; vazgeçtiklerini, problem ettiklerinin lüks olduğunu, kıymetini bilmediği birilerinin (siz kimi koyarsanız) ne kadar kıymetli olduğunu, ait olduğu yerlerin güzelliğini, peşinden koştuğu ama ulaşamadığı güzelliklerin çabasının bile ne kadar değerli olduğunu anlayan bir profil çizmeye başlıyoruz. Yaşanası her ana özlem eşlik etmeye başlıyor.

Bu çizdiğin upuzun yol bu sefer sana farkında olmadan geri dönüşü düşündürüyor. Giderken ki cesur halin, ara ara kırılıyor mesela. Sebebi, sevgi ve bu sevgiyi ifade eden dostlar, ailen ve kısaca sevdiklerin. Hepimizin eksiği olan sevgiyi, ait olduğun yeri bulma çabasıyla, zamanı geldiğinde bulan sen oluyorsun. Halbu ki giderken harabe adı altında şu yazıyı bırakmıştım, belki ki anlaşılacağı üzere aşka;

Belki de birbirimizden bir süre haber alamayacağız. Düşünmek için zamana, zamanla birlikte arınmaya ihtiyacımız var.

'Mutlu olabilmek için birlikte yaşamalı ve mutsuz olmalıyız.' cümlesini düşünüyorum. Kendimi nelere adadığımı ve neyi ne kadar sevdiğimi bu 1 yılda çok net görüp anladım.

Yaşamayı tercih ettiğim, benimsediğim güzeller güzeli şehirler şimdi bir harabe...

Nepal (Katmandu)

Şehirlere ve insanlara fiziksel olarak bakıyoruz artık. Sevgiden yoksun ruhlarımız o yere ait duyguyu yaşamadan kendini iyi hissetmeye çalışıyor. Farkı görünür kılmak ise yaşananları duygu yüklü anlatmaktan geçiyor.

Gezdiğim şehirlerdeki yaşam biçimlerine ve fiziki koşullarına o yüzden duygu yükledim. Hislerimizi geri getirecek paylaşımlarla hepinize merhaba demek istiyorum.

Kocaman bir şehir; hiçbirimizin yabancı olmadığı kalabalığı, sefaleti, pisliği, dini inançları, mutluluğu, gelenekleri, fakir zengin ayrımı, doğal güzellikleri, tarihi değerleri barındıran yerleri, suçluları, aşırı özgürlükleri var olan.

Görmek istediğimizi görüp, yaşamak istediğimizi imkanlar doğrultusunda yaşadığımız bir çarkın içinden çıkıp, tüm çıplaklığı ile yaşananlar olacak bu hikayelerde.

Devam edecek...

Diğer Yazıları

En Çok Okunan Haberler
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'dan İstanbul açıklaması1İçişleri Bakanı Soylu'dan İstanbul açıklaması
Kadir Topbaş'ın özel garsonu, çaycısı 2 yıldır işe gitmeden maaş alıyormuş2Kadir Topbaş'ın özel garsonu, çaycısı 2 yıldır işe gitmeden maaş alıyormuş
17 Nisan 2019 Reyting sonuçları: Diriliş Ertuğrul, Fatih Portakal lider kim?317 Nisan Reyting sonuçları: Diriliş Ertuğrul, Fatih Portakal
Kılıçdaroğlu'na gülmüştü, Buket Aydın Ekrem İmamoğlu için Başkan diyemedi4Buket Aydın İmamoğlu için Başkan diyemedi
CNN Türk İmamoğlu’nun mazbata görüntüsünü bulamayınca fotomontaj mı yaptı?5CNN Türk İmamoğlu’nun mazbata görüntüsünü bulamayınca fotomontaj mı yaptı?
Yılmaz Özdil paylaştı sosyal medya sallandı!6Yılmaz Özdil paylaştı sosyal medya sallandı!
Erkan Tan'dan çok tartışılacak bir Ekrem İmamoğlu yorumu daha!7Erkan Tan'dan çok tartışılacak bir İmamoğlu yorumu daha!
Abdullah Gül’den yıllar sonra FETÖ itirafı! Erbakan'ın talimatıyla gittim8Abdullah Gül’den yıllar sonra FETÖ itirafı
AKP'li Temurci: Ahlaken ve vicdanen seçimi kaybettik9AKP'li Temurci: Ahlaken ve vicdanen seçimi kaybettik
Reuters: İstanbul’un kaybı özellikle Erdoğan için zor10Reuters: İstanbul’un kaybı özellikle Erdoğan için zor